İhanet ortamından geçiyoruz.
Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde görülmeyen, rastlanmayan bir ihanet ortamı bu…
Okullardan, resmi kurumlardan Atatürk’ün resimlerini, heykellerini kaldırıyorlar.
Üç beş yalaka, üç beş dalkavuk 89 yıllık şanlı bir Cumhuriyeti ve onun önderini 3 günde yok edeceğini sanıyor.
Tarih çarkını geri çevirmeye çalışıyor.
Ortaçağ yolcuları bunlar…
Her devirde rastlanan çıkarcı, mevki düşkünü kurşun askerler…
Kraldan çok kralcı, her zaman güçlünün yanında, zayıfın karşısında yer alan, “Evet efendimci, sepet efendimci” kullar bunlar…
Ne demişti bu zalimler için Namık Kemal,
“Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir
Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten…”
Yani, “Dünyada zalimin yardımcısı alçaklık erbabıdır, insafsız avcıya hizmet etmekten zevk alan köpektir.
İhanet ortamından geçiyoruz.
Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde görülmeyen, rastlanmayan bir ihanet ortamı bu…
Yandaşlar, yalakalar el üstünde.
Türk ulusunun şanlı tarihine, kahramanlarına küfredenler el üstünde.
Teröristler el üstünde.
Milletvekilleri, yıllarını terörle savaşa harcamış komutanlar,
yazarlar, çizerler, politikacılar küf, rutubet, beton kokan zindanlarda
yaşam mücadelesi verirken terörist başı lüks, konforlu odasında
sultanlar gibi yaşıyor.
Avukatlar, doktorlar emrinde.
Yediği önünde, yemediği arkasında.
Dengeli beslenme programına göre hazırlanıyor tüm öğünleri.
Özel savcılar, özel mahkemeler gibi bu da özel tutuklu.
Türk ordusunun generallerine savaş açan, her Allahın günü Atatürk’e,
İnönü’ye hakaretler yağdıran, “cami hikâyeleri” ile bu ülkenin
kurtarıcılarını halkımızın gözünde küçük düşürmeye çalışanlar, söz
konusu terörist bölücüler, aşiret reisleri, Irak’ta camileri,
minareleri yıkan, içinde kafa çeken Amerikalılar olunca ağızlarından bal
akıyor…
Ama PKK’ya, ABD’ye toz kondurmuyorlar.
Mustafa Kemal, ulusumuzla birlikte, emperyalizme karşı bu kadar zorlu
bir mücadeleyi Recep Tayyip’ler, Abdullah Gül’ler gelsin, sevgili
yurdumuzu ABD’ye, AB’ye, üç beş terörist bozuntusuna ve çağdışı bir
cemaate peşkeş çeksin, teslim etsin diye mi gerçekleştirdi? Bu kadar kan
ve gözyaşı boşuna mı aktı? Bu kadar şehit boşuna mı verildi?
Yandaşlara, kraldan çok kralcılara sesleniyoruz;
“Ey 21. yüzyılın Damat Feritleri, Derviş Vahdeti’leri, Seyit
Abdülkadir’leri, biz bu vatanı sokakta bulmadık. Ne böleriz ne
böldürürüz. Bu vatan uğruna sadece Çanakkale’de 55.127 şehit verdik.
Yaralananlarla birlikte Genel toplam 186.865’tir. Doğuda, karlı-buzlu
Sarıkamış Dağlarında 80 bine yakın asker ya şehit oldu ya da donarak
öldü. Binlercesi ise Yemen’e gidip geri dönmedi. Muş, Yemen türküleri
boşuna yakılmadı…”
Herkes aklını başına toplasın ve boş hayaller peşinde koşmasın.
Bu Cumhuriyet kanla, canla, başla, gözyaşıyla
kuruldu. Ciğeri beş para etmez Talabani’lerle, Amerikan Coni’leri ile
bütünleşerek, kimse bu ülkenin bir karış toprağına sahip olamaz.
Ne sizin gücünüz, ne ağababalarınızın gücü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü yıkmaya, yok etmeye yeter.
ANAYASA KURULTAYI size bir şeyleri anımsatmıyor mu? Anımsatmadı mı?
Yakında GERÇEK MİLLİ İRADENİN şahlandığı günlere de tanık olacaksınız…
Zamana ve modaya uyup, “Efendilerime yaranacağım” diye Atatürk’ün resimlerini, heykellerini, hitabesini bulundukları yerlerden kaldırmayın…
Altında kalırsınız.
Günü saati geldiğinde hesap vermekten kurtulamazsınız.
Ne diyordu Pir Sultan Dedemiz:
“ Yürü bre Hızır Paşa
Senin de çarkın kırılır
Güvendiğin padişahın
O da bir gün devrilir”
ALİ ERALP
İLK KURŞUN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder