Bütün şerefli işler, başlangıçta imkansız görünür…
Halkın idarede
söz ve hak sahibi olduğu demokrasi yolu, kolay olamadığı için, zor göze
alınan bir yoldur. Bu yol, çok sayıda insana en çok sorumluluk yükleyen
bir güzergâhtır. Başarısızlıklar, sapmalar olmaktadır ve olacaktır da.
Demokrasilerdeki özgürlük, insandaki baskı altından kurtulma, hak arama
ve fırsat kollama gibi duygu ve davranışları ortaya çıkararak bir yaşama
biçimine dönüştürecektir. Demokrasi için en büyük tehlike kötü
yasalarla onu, ‘‘ bir sayı sisteminden başka bir şey olmadığı ’’ şekline
dönüştürmektir. Bu durumda, ellerine geçirdikleri araçlarla sansür
uygulayarak, iletişim ve reklam yoluyla düşünce ve fikir hareketlerini
yönlendirerek, sözde halkın isteğine dayanan totaliter hükümetler ortaya
çıkar. Demokrasi, eninde sonunda, ya sürüp gidecek ya da onu ne
pahasına olursa olsun sürdürmeye çalışan inançla birlikte çöküp
gidecektir. Demokrasi evde başlar ve ancak yüksek nitelikli yurttaşlık
bilinciyle ve gerçek değerleriyle yaşatılabilir. Demokrasi demek,
erdemli insan demektir. Sarp ve dikenli bir yoldur, emek ve fedakârlık
gerektirir…
Demokrasinin
halkoyuna ve halk duygusuna bağlı olduğu yolundaki beylik söz;
tatbikatta hiç de böyle değildir. İnsanlar genel olarak inanmak
istedikleri şeylere inanırlar. Bilinmeyenden, yenilikten ve değişmekten
korkarlar. Demokrasinin serbest söz, serbest basın, serbest toplantıya
olan inancı, demokrasiye açıklık kazandıran nedenlerden biridir. Çünkü
rejim karşıtları başa geçtiler mi, bu özgürlükleri hiçe sayan da yine
onlar olacaktır. Para pulla desteklenen bu kimseler, yıkıp çökertme
işine durmadan devam edeceklerdir…
Her
devirde olduğu gibi, halka cahil ve kandırılabilinir yığınlar muamelesi
yapmaya devam eden siyasiler olacaktır. Tavır koyamayan toplumlarda bu
tutum olağan bir hal halini alacaktır. Acaba insanlar özgürlüğü
kendilerine dert etmişler midir?.. Siyasi tarih ve devrimler tarihinin
süreleri ile, tüm insanlık devirlerinin içerisindeki yerine bakıldığında
çok çabaladıklarını söylemek zordur. Net olan şey ise şudur: Hiçbir
coğrafyada hiçbir toplumun tamamının katılımıyla yapılan hiçbir siyasal
hareket veya devrim yapılabilmiş değildir. Hareketin çapı ne kadar büyük
olursa olsun, katılanların en yüksek oranı %30’dur. %70 her zaman
bekler, sular durulunca da kazananın yanında yer alır...
Bütün şerefli işler, başlangıçta imkansız görünür…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder